Fındığı Tanıyalım

Türk Fındığı

TÜRK FINDIĞI

Tarihi belgelerde günümüzden 2300 yıl önce Türkiye’nin kuzeyinde Karadeniz kıyılarında fındık üretildiği belirtilmekte ve fındığın son 6 yüzyıldan beri Türkiye’den diğer ülkelere ihraç edildiği bilinmektedir. Dünya’nın fındık üretimi için gerekli uygun hava koşullarına sahip bir kaç ülkesinden biri olan Türkiye, toplam Dünya üretiminin % 75’ini, ihracatının ise % 70-75’ini gerçekleştirmektedir.

Türkiye’nin Karadeniz sahillerinde yoğun bir şekilde yeralan fındık bahçeleri, sahilden içeriye doğru en fazla 30 km’yi geçmeyen alanda bulunmaktadır. Batı Karadeniz’de Zonguldak’tan (istanbul’un doğusu) başlayarak doğuya doğru tüm Karadeniz boyunca deniz ve dağlar arasında yeşil bir kuşak gibi hemen hemen Gürcistan sınırına kadar uzanır. Türkiye’de 550-600 bin hektar alan üzerinde üretimi yapılan fındık ile dolaylı ve dolaysız olarak 4.000.000 insan ilgilenmekte olup, bu durum fındığın sosyo-ekonomik önemini artırmaktadır. Türkiye’nin Dünya’daki diğer fındık üreten ülkeler arasında, üstün kalitesi nedeniyle seçkin bir yeri olup, üretim ve ihracatta liderliğini sürdürmeye devam etmektedir.

ÜRETİM ALANLARI

Yeryüzünde, 36-41 kuzey enlemlerinde ve kendine özgü iklim koşullarında yetişen fındık ağacı, kıyılardan en çok 30km içerde ve yüksekliği 750-1000 metreyi geçmeyen yerlerde ürün verir. Türkiye’de fındık yetiştiren bölgeler iki alt bölgeye ayrılabilir: a) 1. Standart Bölge (Karadeniz Bölgesi’nin doğu bölümü): Ordu, Giresun, Rize, Trabzon ve Artvin illeri. b) 2. Standart Bölge ( Karadeniz Bölgesi’nin orta ve batı bölümü) : Samsun, Sinop, Kastamonu, Bolu, Düzce, Sakarya, Zonguldak ve Kocaeli illeri.

HASAT

Türk fındıkları genellikle Ağustos başı ile Ağustos sonu arasında, bahçenin bulunduğu yerin yüksekliğine göre olgunlaşır. Zamanında hasat fındık dallarının silkelenmesiyle yere düşen zuruflu fındıkların yerden toplanmasıyla yapılmaktadır.Diğer bir hasat şekli ise dallardan tek tek toplanarak yapılandır. Bahçelerden toplanan fındıklar arazinin durumuna göre aynı gün veya birkaç gün sonra harmana getirilir ve harmanda 10-15 cm kalınlığında serilerek zurufları kahverengi oluncaya kadar güneşte soldurularak ön kurutma yapılır. Soldurma işleminden sonra fındıklar patozla zuruflardan ayrılarak tenteler üzerinde ince tabakalar halinde güneşte kurumaya bırakılır. Ön kurutma dahil havanın durumuna göre toplam kurutma süresi 15-20 günü bulur. Tabii şekilde ve güneş altında kurutma Türk fındığının lezzetli olmasında önemli bir etkendir.

KULLANIM ALANLARI

Türkiye ve Dünyada çerez olarak da tüketilen fındığın % 90’a yakın kısmı kavrulmuş, beyazlatılmış, kıyılmış, dilinmiş,un ve püre halinde çikolata, bisküvi, şekerleme sanayiinde, tatlı, pasta ve dondurma yapımı ile yemek ve salatalarda yardımcı madde olarak kullanılmaktadır. Yaklaşık beşbin yıldır bilinen fındık, meyvesinden odununa kadar birçok yerde insanlığa büyük yararlar sağlamaktadır. Fındık kabuğu ülkemizde özellikle fındık üretilen bölgelerde çok değerli ve yüksek kalorili bir yakacak olarak kullanılmaktadır. Ayrıca fındık odunundan sepet , baston, sandalye, çit ve el aletleri yapımında faydalanılır. Bazı türleri park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Fındık yaprağı ile meyve zurufleri de, gübre olarak kullanılmaktadır. Üretim fazlası fındıklar yağlık olarak değerlendirilmektedir. Fındık ham yağı rafine edilerek yemeklik yağ olarak, fındık küspesi ise yem sanayiinde katkı maddesi olarak kullanılmaktadır.

SANAYİ VE TİCARET

Halen ülkemizde yıllık 1.800.000 ton iç kapasiteli 180 kırma fabrikası ile yıllık 350.000 ton iç kapasiteli 40 işleme tesisi bulunmaktadır. 1970’li yıllarda fındık ihracatımızın % 90’ı kabuklu ve natürel iç olarak gerçekleşirken, fındık işleme sanayisindeki olumlu ve hızlı gelişmeler sonucunda işlenmiş fındık ihracatının toplam ihracatımızdaki payı 2000 yılında %30’un üzerine çıkmıştır. Üretimin her aşamasındaki etkili ve özenli kalite kontrol sistemleri sayesinde alıcı firma isteklerinin tam anlamıyla yerine getirilmesine paralel olarak özellikle işlenmiş iç fındık ihracatı her yıl artış göstermektedir. Ülkemizde hazırlanan işlenmiş fındıklar, natürel fındık almak suretiyle birçok ithalatçı-sanayicinin kendi tesislerinde hazırladıkları işlenmiş fındıklardan çok daha kalitelidir.

Besin Değerleri

TÜRK FINDIĞI BESİN DEĞERLERİ

İngiltere’de University of Lincolnshire, Kanada’da Memorial University of Newfoundland, Japonya’da Tokyo University of Fisheries, ABD’de University of Florida’dan araştırma görevlilerinin yer aldığı bir bilim heyeti tarafından yapılan, fındığın besin değeri ilişkin araştırma sonuçları aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

Kimyasal Bileşimi

%

 

Total Amino Asit Bileşimi

   g/100g

Protein

15.98

 

Iysine

0.47

Yağ

60.51

 

histidine

0.74

Doymuş

4.76

 

arginine

1.69

Tekli doymamış

50.32

 

aspartic asit

1.58

Çoklu doymamış

5.43

 

threonine

0.46

Su

4.45

 

serine

0.58

Kül

2.23

 

glutamic asit

3.72

Karbonhidrat

16.83

 

proline

0.59

Şeker

3.58

 

glycine

0.97

Enerji (kcal)

672

 

alanina

0.67

 

 

 

cysteine

0.45

Yağ Asitleri Bileşimi

%

 

valine

0.67

Myristic (C14:0)

0.03

 

methionine

Pentadecanoic (C15:00)

0.02

 

isoleucine

0.59

Palmitic (C16:0)

4.86

 

leucine

0.99

Margaric (C17:0)

0.04

 

tyrosine

0.43

Heptadecenoic (C17:1)

0.07

 

phenylalanine

0.79

Stearic (C18:0)

2.74

 

asparagine

Oleic (C18:1w 9)

82.72

 

glutamine

Linoleic (C18:2w 6)

8.89

 

glycerophosphoethanolamine

Linolenic (C18:3w 3)

0.10

 

tryptophan

0.03

Arachidic (C20:0)

0.14

 

 

 

Gadoleic (C20:1w 9)

0.16

 

 

 

Behenic (C22:0)

0.03

 

Şeker Bileşimi

   g/100g

Erucic (C22:1w9)

0.03

 

Fructose

0.142

Lignoceric (C24:0)

0.01

 

Glucose

0.111

Nervonic (C24:1w 9)

0.02

 

Sucrose

2.667

palmitoleic (C16:1)

0.16

 

Myo-inositol

0.041

 

 

 

Raffinose

0.135

Mineral Bileþimi

(mg/100g)

 

Stachyose

0.481

Aluminiyum (Al)

5.023

 

Toplam

3.576

Cadmium (Cd)

0.011

 

 

 

Calcium (Ca)

193.4

 

 

 

Chromium (Cr)

0.003

 

Organik Asit Bileşimi

   g/100g

Cobalt (Co)

0.220

 

Oxalic

0.06

Copper (Cu)

1.603

 

Citric

0.70

Iron (Fe)

4.967

 

Malic

3.86

Lead (Pb)

0.030

 

Lactic

0.43

Manganese (Mn)

3.293

 

Acetic

0.12

Magnesium (Mg)

176.5

 

Ascorbic

0.00

Nickel (Ni)

1.247

 

Toplam

5.17

Phosphorus (P)

355.7

 

 

 

Potassium (K)

761.0

 

 

 

Silver (Ag)

0.005

 

Fitesterol Bileşimi

mg/100g oil

Sodium (Na)

3.133

 

Cholesterol

0.00

Vanadium (V)

0.077

 

Campesterol

7.15

Zinc (Zn)

1.940

 

Stigmasterol

0.89

 

 

 

b-Sitosterol

105.48

Vitaminler

(mg/100g)

 

Toplam

113.52

Vitamin E

33.9

 

 

 

Thiamin (B1)

0.3

 

 

 

Riboflavin (B2)

0.1

 

 

 

Pyridoxine(B6)

0.3

 

 

 

Niacin

1.8

 

 

 

Fındık ve Sağlık

FINDIK VE SAĞLIK

Yağ (oleik asit çoğunlukta olmak üzere), protein, karbonhidrat, vitaminler (vitamin E), mineraller, diyabetik lifler, fitosterol (beta- sitosterol) ve anitoksidant fenoliklerin özel bileşimleri nedeniyle insan beslenmesi ve sağlığı açısından fındık, kuruyemiş çeşitleri arasında önemli bir konuma sahip bulunmaktadır.

Fındığın besleyici ve duyumsal özellikleri, onu gıda ürünleri için benzersiz ve ideal bir malzeme haline getirmektedir. % 60,5 oranında yağ içerdikleri için fındıklar iyi birer enerji kaynaklarıdır.

Birçok araştırmacı, fındık tüketiminin insan beslenmesi üzerine olumlu etkileri olduğunu söylemiştir. Bu etkiler, tekli ve çoklu doymamış yağ asidi (% 82,8 olik ve % 8,9 linoleik) bakımından zengin olan fındık lipitlerinin yağlı asit profiliyle ilgili olabilir.

Araştırmalar göstermiştir ki doymuş yağ oranının düşük ve tekli doymamış yağ oranının (MUFA) yüksek olduğu beslenme çeşitleri kan lipiti düzeyinin kontrolünde etkili olmaktadır; benzer bir sonuç, koroner kalp rahatsızlığı (CHD) riskinde de olumlu bir etken olabilir. Ayrıca (fındık yağında yüksek oranda bulunan) tekli doymamış yağ oranıyla zenginleştirilmiş beslenme çeşitleri CHD vakalarının azlığı, tansiyon düşüklüğü, toplam kolesterol dengesinde düşüklük, lipoprotein yoğunluğunun (LDL) azaltımı veya tersinin çoğaltımı ve kan trigliserin değerinin düşmesi gibi insanlarda benzer, olumlu etkiler oluşturur.

E vitamini açısından bitkisel yağlardan sonra fındık en iyi ikinci kaynaktır. E vitamini çözülebilir bir lipit fenolik antioksidandır. Fenoliklerin antioksidan aktiviteleri, hidrojen atomlarını bağımsız köklere dönüştürme özelliğinden kaynaklanır. Bu bileşimler bağımsız kökler oluşturabileceği için, diyabetik hastalarda, kanser ve atherosclerosis önlemede potansiyelleri olduğuna inanılmaktadır. E vitamininin antioksidan görevi ve koroner kalp rahatsızlığı ve kanserle olan ilişkisinden dolayı, fındık ve fındık ürünlerini de içeren doğal gıda maddelerine tüketici ve sanayi tarafından olan ilgi artmaktadır.

Her gün sadece 25-30 gr fındık yemek, günlük E vitamini ihtiyacının 100%’ ünü karşılamaktadır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar göstermiştir ki fındıkta bol miktarda bulunan beta- sitosterol maddesi kolesterolü düşürmek ve kanser (kolon, prostat, göğüs) gibi pek çok hastalığı önlemekte önemli bir rol oynayabilmektedir. Bu husus tümör büyümesini engelleme ve apoptosis uyarımı içinde geçerlidir. Ayrıca, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum başta olmak üzere fındıklar iyi birer mineral kaynağıdır. Tansiyonun dengelenmesinin yanı sıra, sodyum bakımından düşük fakat mineraller bakımından oldukça cömert olan fındığın kemik gelişimi ve sağlığı açısından da önemi büyüktür. Bu minerallerin sağlık açısından olumlu etkileri iyi bilinmektedir.

Fındık ve Çeşitleri

KABUKLU FINDIKLAR

Yuvarlak Fındıklar ( Tombul Fındıklar ) : Uzunluk,genişlik ve kalınlıkları hemen

hemen aynı olan küresel biçimlifındıklardır. Genellikle orta irilikte yüksek kaliteli çeşitlerdir. İç verimleri (randıman), yağ ve protein oranları yüksektir. Kolay zar atan ve beyazlatılabilen çeşitlerin tümü bu gruptandır. Yuvarlak şekilleri nedeniyle kırmaya elverişlidirler.

Bu gruba giren Giresun Tombul Fındığı, dünyanın en üstün nitelikli çeşididir. Ayrıca Palaz, Mincane, Foşa, Kan, Çakıldak, Kara bu gruba girmektedir.

Sivri Fındıklar : Uzunlukları genişlik ve kalınlıklarından biraz daha fazla olan çeşitlerdir.

Bu cins fındıklar kırılma esnasında daha fazla zayiat verir. Bu nedenle daha çok kabuklu olarak pazarlanırlar. Sivri ve İncekara gibi çeşitleri vardır.

Badem Fındıklar: Uzunlukları kalınlık ve genişliklerinden oldukça fazla olan çeşitlerdir. Genellikle iri ve gösterişlidirler, fakat düşük kaliteli çeşitlerdir. Kırmaya ve işlemeye elverişli değillerdir. Kabuklu olarak, daha çok kurutulmadan, çerez olarak tüketilirler. Yuvarlak Badem ve Yassı Badem olarak iki çeşidi vardır.

 

 

 

 

İÇ FINDIKLAR

İÇ FINDIK (STANDART – 1)

Tanımı : Kabuklu fındıkların sert meyve kabuğundan çıkarılmış 13-15 mm çapındaki fındıklardır. Kullanıldığı yerler : İşlenmiş ve ileri derecede işlenmiş fındıkların hammaddesini teşkil eder.

İÇ FINDIK (STANDART – 2)

Tanımı : Kabuklu fındıkların sert meyve kabuğundan çıkarılmış 11-13 mm çapındaki fındıklardır. Kullanıldığı yerler : İşlenmiş ve ileri derecede işlenmiş fındıkların hammaddesini teşkil eder.

İÇ FINDIK (STANDART – 3)

Tanımı : Kabuklu fındıkların sert meyve kabuğundan çıkarılmış 9-11 mm çapındaki fındıklardır. Kullanıldığı yerler : İşlenmiş ve ileri derecede işlenmiş fındıkların hammaddesini teşkil eder.